Genelde enerji tedariği elektrik dağıtım şirketine ait şebeke üzerinden yapılmakta ve tüketim yine dağıtım şirketleri tarafından elektrik birim fiyatı üzerinden fatura edilmektedir. Fakat güç tedarik zincirinde çeşitli arızalar nedeni ile enerji kesintileri oluşabilmektedir. Günümüzde enerji kesintilerine hiç tahammülümüz olmadığı gibi bazen bu kesintiler saatler boyu devam edebilmektedir. Bu yüzden yedek enerji kaynağı olarak jeneratör kullanımı her geçen gün yaygınlaşmaktadır. Tabi ki jeneratör ile üretilen enerji maliyeti yakıt ve bakım giderlerinin yüksekliği sebebiyle şebekeden sağlanan enerjiye oranla oldukça yüksek olmaktadır.

Jeneratör ile yedeklenen sistemlerde kullanıcıların enerji tüketimleri yine dağıtım şirketinin sayacından geçeceğinden dolayı fazla fatura kesilmesine sebep olmaktadır. Kullanıcılar kendi jeneratörlerinden ürettikleri enerji için hem yakıt parası verecek hem de dağıtım şirketine enerji bedeli ödeyecektir. Bu durum akla yatkın olmamasına rağmen zaman zaman uygulanmakta ve adil bir yaklaşım olmadığı için mahkeme üzerinden çözülmektedir.

Çözüm için iki yöntem öne çıkmaktadır. Bunlardan ilki her tüketim noktası için ikincil bir enerji tedarik hattı oluşturmak ve buradan geçen enerji miktarını da ayrı bir sayaç ile ölçmektir ki bu yöntem oldukça maliyetli olmaktadır.

İkinci yöntem ise bu ayrımı tek bir sayaç üzerinden yapmaktır. Yeni elektronik sayaçlarda bulunan harici tarife değişim girişi kullanılabilir ve sayacın bu kontaktan sinyal geldiğinde diğer bir tarifeye tüketim yazması sağlanabilir. Fakat yasalar gereği dağıtım şirketine ait sayacı sadece dağıtım şirketi müdahale edip ve okuyabilir. Dolayısıyla dağıtım şirketlerine ait sayaçlarda bu çözümü uygulamak, EPDK bu yasayı değiştirmediği müddetçe, mümkün olmamaktadır.

Çözüm olarak ise süzme sayaç sistemi kullanılmaktadır. Süzme sayaçlı sistemlerde, enerji dağıtım firması binanın veya yerleşkenin sadece ana besleme noktalarına faturalamaya esas sayaçlar monte eder ve sadece bu sayaçlar için fatura oluşturur. Toplu tüketime karşılık gelen bu faturalar tarife değişim girişi olan süzme sayaçlar ile tüketicilere dağıtılır. Jeneratörler çalıştığı durumlarda elektrik sayacı üzerindeki tarife girişleri tetiklenir ve sayaç o anda tükettiği enerjinin jeneratör üzerinden sağlandığını anlayıp, bir diğer tüketim alanına yani tarifeye tüketim kaydeder. Bu işlem sadece C1 tipi aboneliklerde yapılabildiği için projelerin buna göre çizilmesi ve onay alınması gerekmektedir.

Süzme sayaçlar ile kurulan sistemler, şebeke tarafından tedarik edilen enerjinin adaletli şekilde dağıtılabilmesi için sayaç otomasyonu sistemleri ile desteklenebilir. Bu sistemler ana girişlerde tüketilen enerjiyi, bağlı olan süzme sayaçların şebeke tarifesindeki tüketimlerine göre paylaştırıp, üzerine de jeneratör tarifesindeki tüketimi ekleyerek harcama detayı oluştururlar. Bu harcama detayları tüketicilere aidat kapsamında paylaşılabilir.

Sayaç otomasyonu sistemleri C1 haricindeki abonelerde de çözüm alternatifi yaratmaktadır. Bu alternatifte, otomasyon sistemleri dağıtım şirketleri adına kurulabilir ve işletilebilir. Alternatifin sakıncası, sayaçlara bir kontak girişi ile tarife değiştirterek (şebekeden alınan enerjiyi jeneratörden üretilmiş gibi göstererek) kaçak elektrik tüketimine sebep vermesidir. Bu yüzden dağıtım şirketleri, jeneratör çıkışlarına da sayaç koyup, bu sayacın tüketimi ile süzme sayaçların tüketimlerini karşılaştırmalıdır. Sayaçlardan toplanan veriler güvenli bir bağlantı ve şifreleme ile dağıtım şirketi sunucularına otomatik olarak aktarılabilir ve burada adil olarak faturalandırılabilir.

Sözü edilen yukarıdaki alternatif şu anda uygulanmamakta ama farklı ve mantıklı bir alternatif de üretilmemektedir. Sayaç otomasyonu, bir diğer adıyla OSOS sistemleri, akıllı şebekelerin ilk ayağı olarak çözüm üretmeye adaydır. EPDK’nın 2011 senesinde 3519/12 kararıyla belirtilen “Dağıtım Şirketlerinin OSOS'ları kapsamında yer alması zorunlu olan aktif elektrik enerjisi tüketim limiti değerleri” kararı, yine bu sene yayımlanan 5707-1 numaralı kararıyla OSB’lerde sayaç otomasyonunu zorunlu hale getirmesi bu yönelimin ve geleceğin göstergesidir.

Paylaş: